Tiyatro
tiyatro

Tiyatro

Eskişehir Sanat Derneği'nin "Eskişehir Sanat Tiyatrosu" adıyla, değişik mesleklerden ve her yaşta tiyatro ile ilgilenmek isteyenleri biraraya getirerek Eskişehir'de amatör tiyatro yapan tiyatro topluluğu vardır. Meddah, Diyar-ı Eskişehir, Fuzuli,Kadın oyunları gibi oyunları Eskişehir'deki seyircinin dışında turnelere de giden topluluk Bartın Tiyaro Festivali, İstanbul Amatör Tiyatro Festivali,Anadolu Ünv. Amatör Tiyatro Festivallerinde de oyunlarını sahnelemiştir.

Müzik
müzik

Opera/Müzik

Birbirinden değerli sanatçıları, gün geçtikçe zenginleşen repertuvarları ve temalarıyla senfoni orkestraları Eskişehir’in sanat dünyasında büyük önem taşıyor.Olağan haftalık konserlerinin yanısıra gerçekleştirilen projeler ve repertuvar ile ülkemizin sanat hayatında önemli bir yer edinilmiştir. Orkestra, öğrenciler ve Eskişehirliler tarafından beğeniyle izleniyor

El Sanatları
lületaşı

Lüle Taşı

Eskişehir’deki lüle taşı dükkânlarında heykeltıraşların yaptıklarını andıran insan figürleri ve çeşitli insan yüzlerinin bulunduğu pipolara rastlıyorsunuz. Neden bu kadar çok pipo yapıldığını merak edenlere ise şöyle bir yanıt var; lületaşı kururken nem ve gazın içindeki artıkları bünyesinde tutma özelliği olduğu için çok uygun bir pipo malzemesi. Ama sadece pipo değil, satranç takımı, bilezik, kolye, küpe, hayvan figürleri, mektup açacağı ve çeşitli süs eşyaları olarak da kullanılıyor. Bizim beyaz altın adını verdiğimiz lüle taşının adı Türkiye sınırları dışına çıktığınızda Meerschaum olarak değişiyor

Yunus Emre
yunusemre

Eskişehir Sanat Derneği Yunus Emre'yi Tanıma - Tanıtma Birimi

Eskişehir Yunus Emre'nin yaşadığı, şiirlerini yazdığı, mezarının bulunduğu yer olması nedeniyle onu en iyi tanıma ve tanıtma sorumluluğunu taşımaktadır. Eskişehir Sanat Derneği de bu sorumluluğu en fazla taşıyan kurumdur. Bu nedenle Eskişehir Sanat Derneği kuruluşunda tüzüğüne yazmış, Kuruluş Bildirgesinde "Öncelikli" yapacaklarında yer vermiş, 2004 yılında da "Eskişehir Sanat Derneği Yunus Emre'yi Tanıma-Tanıtma Birimi" ni kurmuş ve enstitü disiplindeki çalışmalarıyla Eskişehir'de Yunus Emre merkezine dönüşmüştür.

Tarih
yazılıkaya

Yazılı Kaya

Frig kaya fasadlarının en görkemli örneğidir. Midas Şehri platosunun kuzeydoğu eteğinde, öne doğru çıkıntı yapan kaya kütlesi üzerinde yer alır.Anıtın sol üst kısmında, düzleştirilmiş ana kaya üzerindeki Frigçe yazıtta geçen Midai kelimesinden dolayı anıta bu ad verilmiştir. Yöre halkı ise üzerindeki yazıtlar nedeni ile anıtı, Yazılıkaya olarak adlandırmıştır. Günümüzde her iki isim de kullanılır. Doğuya bakan anıt 17.00 m yüksekliğinde, 16.50 m genişliğindedir. Yerden yüksekliği, 1.20-1.80 m’dir

Eski Eskişehir
Odunpazarı

Odunpazarı Evleri

Şehrin güney yamacına yaslanan Odunpazarı’ndaki evler 19. yüzyıl sivil mimarinin güzel örnekleridir.Odunpazarı’nda sivil mimarinin özelliklerini yansıtan birçok ev bulunmaktadır. Evler genellikle sokaklara cepheli, bitişik düzenli ve bahçelidir. Evlerin sokağa bakan cepheleri çıkmalı, konsolludur. Evler genelde bir sofa ve etrafındaki odalardan oluşmaktadır. Zemin katta servis mekanları, üst katta yaşama alanları olacak şekilde planlanmıştır.Konutların ön cephelerindeki iki tarafa pencereli köşe odası, daha büyük ve önemlidir.

1 Haziran 2012

Yunus Emre'yi Herkese Göre Yorumlamalıyız..

2000 yılına girerken, geriye doğru bakan ve 1900'lü yılları değerlendirmek için bir çok araştırma, sorulara yanıt arama yapıldı. Bunlardan dünya çapında internette yapılanlarından birisini anımsıyorum, bizim gazete ve dergilerimizde yer almıştı. "Çağlar boyu insanlığı etkilemiş şairler, sizce kim?" di.

Bizim Yunusumuzun adı geçmedi bu ankette. Ben onu ülkemiz sonradan duydu ve dil sorunu nedenine bağladım. Önemli olan sadece Türkçenin değil dünyanın şairlerini etkilemiş Yunus'umuzu tanıtamamış olmamızdı. Bu da dünya şairlerini nasıl tanıtıyor? Bundan habersiz oluşumuzu düşündüm.

Otuz kırk yıldır gördüğüm; dünya şairleri öyle bir iki aylık ne yapalımlarla bireysel birşeyler yapılmıyor. Sonra etkinlik uzmanları oluşmuş. Her düzenlenen etkinlik bir amacı, bir hedefi hesaplanarak yapılıyor ve her yıl o geliştiriliyor. Hadi şunu yapalım değil, beş yıl, on yıl sonrasını görerek gelenekselleştirilen bir projeleniyor.

Biz niçin bunu yapamıyoruz?

Önce, bütün ülkeler değerlerine sivil toplum kurumlarıyla sahipleniyor. Bizde Mevlana, Karacaoğlan, Nasreddin Hoca (Akşehir'de), Pir Sultan hep sivil derneklerce sahipleniyor Yunus Emre ise Eskişehir'de devlet eliyle resmi ortamda sahipleniliyor yani anmaya ve tanıtılmaya çalışılıyor. Sonuçu da ortada, görüldüğü gibi tek yanlı camiye dönüştürülen etkinlikler ve derviş olarak tanıtma çıkıyor.

Mezarı başında yapılanlarda da değişen bir şey yok. Geçtiğimiz 6 Mayıs günü Yunus Emre Beldesinde yapılanlar bir Panayır ve Hıdırellez pikniği görüntüsünde. İç çamaşırından plastik kapkacak satanından otomobil aksesuarına kadar satıcılar kaplamış her yanını sadece sigara paketine halka attıranlardan, bekar erkeklere kurula çadır tiyatrosu eksik kalmış. Gelenler ağaçların altında mangalları yakmış Hıdırellez pikniği için gelmiş burada da üç ayrı Yunus Emre'nin mezarının başında "Ermişine" dilekte bulunarak fatiha ile dua ediliyor. Düzenlenen etkinliğe ise gelmiş 20 bin kişiden 200-300 kadar kişi izliyor o da protokolun konuşmalarını ve arkasından sunulan bir ilahi dinletisidir sadece...

İki gün önce sahaftan aldığım eski bir "Kitap-lık" dergisi beni Yunus'u tekrar düşündürdü. Dergi 2000 yılının Ocak sayısı, 2000'li yıllara girerken çeşitli dallarda kültür-sanat insanlarımıza "Türk Dünyasında geçtiğimiz bin yılın baş yapıtları" nı sormuş. Birinci sırada Selimiye Cami, İkinci sırada Yunus Emre Divanı, Üçüncü sırada Süleymaniye Külliyesi yer almış sıralamada Evliya Çelebinin Seyahatnamesi, Cumhuriyetin kuruluşu ve Atatürk'ün Nutku, Nazım Hikmet diye sıralanmış. Herkes Yunus Emre'nin Divanını ilk sırada ikinci sırada saymışlar.

Biraz önce TRT Müzik kanalında Senfoni Orkestrasıyla Yunus'un ilahileri seslendiriliyordu. Kimimiz için Polofonik koro ile ilahileri okunsun kimimiz için Tasavvuf Müziği Korosu ile Kimimiz için Senfonik olarak dersek ilk kapıyı açmış oluruz. Yunus için önce düşünmemiz gerekiyor. Bunun için de herkes önce İsmet Zeki Eyuboğlu'nun "Dilin Kemiği" kitabındaki "Yunus Yağması" yazısını okusun.

Şehabeddin Tosuner
Eskişehir Sanat Derneği Başkanı
Google Analytics Alternative